Ana sayfa Güncel "HSYK'ya seçilen meslektaşlarımıza bir haller oluyor, hukuku çekmecelerine kilitliyorlar"

"HSYK'ya seçilen meslektaşlarımıza bir haller oluyor, hukuku çekmecelerine kilitliyorlar"

59
0
PAYLAŞ

"Versinler emeklilik hakkımızı, def etsinler bizi bu meslekten"

Hâkim ve savcıları buluşturan "adalet.org" sitesinin kurucusu Balıkesir Hâkimi Aydın Başar, "Artık hâkimlik ve savcılık mesleğinin özgür ve vicdanla yapılamayacağına inanan insanlar. Belki de bu günaha ortak olmak istemiyorlar" dedi. Başar'ın "Bir emekliliğim gelse" başlığıyla yayımlanan yazısına gelen yorumlardan biri "Artık huyundan mıdır suyundan mıdır bilinmez, HSYK üyeliğine seçilen meslektaşlarımıza bi hâller oluyor. Hukuku çekmecelerine kilitliyorlar. Mesleği çekilmez hale getirdiler" oldu. 

Kemal Göktaş'ın "Yargıda baskıya isyan var" başlığıyla Cumhuriyet'te yayımlanan (6 Ocak 2017) haberi şöyle:

Yargı bağımsızlığı ve baskıların geldiği nokta, hâkim ve savcıları buluşturan ‘adalet.org’ adlı internet sitesinde görülen ‘isyan’la da gün yüzüne çıktı.

Yargı bağımsızlığının tamamen ortadan kaldırıldığı eleştirileri devam ederken tarihe geçecek bir çığlık da hâkim ve savcılardan geldi. Hâkim ve savcıların internet sitesi adalet.org’da yargı bağımsızlığının ve hâkim ve savcıların üzerindeki baskının geldiği noktayı göz önüne seren çarpıcı yazılar yayımlandı.

Sitenin kurucusu ve Balıkesir hâkimi Aydın Başar, “Bir emekliliğim gelse” başlıklı yazısında şunları kaydetti:

“Bu söz bana ait değil. Ama kimle konuşursam konuşayım ve konuştuğum insan bir adamın müridi değil, gerçek hukukçu, kimseye eyvallah demeyecek, saf, su gibi hâkim ve savcılar, vicdanından ve Allahından başka kimseye hesap vermeyecek ve eğilmeyecek insanlar. İşte bu insanlar diyorlar ki, emekliliğim gelse bu meslekte bir gün durmam. FETÖ’cü olup, ‘Lan bir an önce emekliliğimi alıp da şu furyadan kurtulayım’ diyen insanlar değil bunlar. Artık hâkimlik ve savcılık mesleğinin özgür ve vicdanla yapılamayacağına inanan insanlar. Belki de bu günaha ortak olmak istemiyorlar.”

Cemaatçilerin yargıya verdiği zararları sıralayarak “Bu adamlara acımıyorum, acımayacağım da” diyen Başar “Bu süreçten sonra ise kriter, cemaatci olup olmadığın değil, etkin gücün istediği adam mısın değil misin, istenilen kararları veriyor musun, yani cübbenden vazgeçmişin, kriter bu artık. Vazgeçmedin mi, halen ‘adalet’, halen ‘ben dosyayı incelerim, hukuku uygularım’ mı diyorsun, ‘yok kardeşim, o zaman sen de tehlikelisin, ayağını denk al, yarın bir gün kapına birileri gelebilir’ tehdidi altındayız” ifadelerini kullandı. Başar, şöyle devam etti: “Kanuna bakarım ben, delile bakarım ben, vicdana bakarım ben. Yukardan gelen emir ve korku ile karar veremem. Vermezsen de hep tetikdesin. İşte hâkim ve savcılık mesleği bu hale getirilmiştir. Gerçek hâkim ve savcılar artık bu meslekte kendilerini tanımlayamıyorlar. Ve evet bu ülkenin devleti ile barışık, demokrat, insan yürekli, kimseye kul-köle olmayacak hâkimleri bu meslekte mutlu değiller.

… İşte bu nedenle o peygamber postundaki adamlarda bu meslekten giderlerse, o postun üzerine kralın, güçlünün hâkimleri-savcıları oturur.

Uğur Mumcu’nun sözüyle bitiriyorum “ey halkım unutma bizi” Her rengin, her inancın, her siyasetin, her insanın, her ırkın ayırmaksızın adaletini vermeye yemin etmiş bizleri. İnsanını bir gören, ayırt etmeyen bizleri. Bir keskin terazi bir kırık yürek.”

"Def etsinler bu meslekten"

Başar’ın bu yazısına yorum yapan az sayıdaki hâkim ve savcı ise özetle şu görüşleri dile getirdi: 

Y.T (Hakim): Maalesef, henüz meslekte on yılımı doldurdum ve ‘Acaba istifa edip biraz dışarıda mı çalışsam’ dedim ilk kez. Eğer ben bugün bunca dalkavuğa rağmen halen işimin başındaysam bir parça adalet halen var demektir. Ama eğer vicdanıma çok ağır gelen ve diken üstünde yürüten uygulamalar görüyorsam adaletsizlik yok nasıl diyebilirim. Kendimi de sorguladığım çok oluyor elbet.”

M.B (Savcı): Artık huyundan mıdır suyundan mıdır bilinmez, HSYK üyeliğine seçilen meslektaşlarımıza bi hâller oluyor. Hukuku çekmecelerine kilitliyorlar. Mesleği çekilmez hale getirdiler.

M.A (Savcı): Versinler emeklilik hakkımızı, def etsinler bizi bu meslekten. Geride kalan kimlerle bu işi yapıyorlarsa yapsınlar diyoruz artik. Her gün “Lanet olsun şu mesleğe girdiğim güne” diyerek başlıyorum güne.

D.B (Savcı): Eğer bu dayanışma sağlanabilseydi ne içimizden kumpasçılar çıkabilirdi ne de şimdi listelerle bu kadar insan mağdur edilebilirdi. En büyük kötülüğü meslektaş meslektaşa yaptı ve ne yazık ki yapmaya da devam ediyor.

Orjinal Haber için tıklayınız.

BİR CEVAP BIRAK