Ana sayfa Güncel Kız çocukları 12’ye kadar zaman geçiriyor

Kız çocukları 12’ye kadar zaman geçiriyor

46
0
PAYLAŞ

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin Kayseri’de park açılışında söylediği sözler tartışma konusu oldu…

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin Kayseri’de park açılışında söylediği sözler tartışma konusu oldu…

Kayseri Yeni Haber gazetesinden Recep Bulut konuyu köşesine taşırken, bakanın Pazar günkü açılışta söylediği sözleri ele aldı.

“1982’LERDE KAYSERİ BÖYLESİNE TUTUCU BİR ŞEHİR MİYDİ”

Bulut, bakanın, ”Eşim bir pazar günü dışarıya çıkalım dedi. Eşime dedim ki ‘Pazar günü Kayseri’de dışarıya çıkılmaz, ayıptır’ dedim. ‘Niye ayıp?’ diye sorduğunda ‘Kadınlar pazar günü dışarıya çıkmaz’ dedim. Hakikaten de pazar günü ailelerimiz dışarıya çıkmazlardı” sözlerini eleştirdi. Bulut, “Ne demek istiyor acaba Sayın Bakan? Yani Bakan Özhaseki, 1982’lerde Kayseri böylesine bir tutucu ve muhafazakar bir şehir miydi? Oysa bu şehir o tarihlerden çok daha önce bile akşamları yazlık sinemaları eşli-çoluklu-çocuklu serbestçe film izler, Sivas Caddesi’nde el ele kol kola çekirdek çiterek gezerdi…” diye yazdı.

Bulut yazısında, Bakan Mehmet Özhaseki ile kızı arasında geçen konuşmayı da ele aldı. Bakanın, “Gece saat 11, kızım ayağına ayakkabılarını giymiş dışarıya çıkıyor. ‘Kızım gecenin bir vakti nereye gidiyorsun?’ dedim. Parkta yürümeye gittiğini söyledi. ‘Baba sen belediye başkanı değil misin, parkların güvenli olduğunu söylüyordun’ dedi. Aradan geçen zaman içerisinde parklar kız çocuklarının 11-12’ye kadar zaman geçirebildiği bir yer haline geldi” sözlerine karşılık, “Sayın Bakan aradan geçen onca yıla rağmen niye bunları bir ‘hikaye’ gibi anlatıyor anlamıyorum… Aklısıra, ‘Bakın biz bu şehri teslim aldığımız da bu şehir böyleydi, biz bu hale getirdik’ demek mi istiyor?” diye sordu.

Recep Bulut’un yazısının ilgili kısmı ve eleştirisi şu şekilde:

“Bakan Özhaseki, 1982 yılında eşiyle evlenip İstanbul’dan Kayseri’ye geldiğinde aralarında geçtiğini iddia ettiği bir konuşmadan hareketle, ‘Eşim bir pazar günü dışarıya çıkalım dedi. Eşime dedim ki ‘Pazar günü Kayseri’de dışarıya çıkılmaz, ayıptır’ dedim. ‘Niye ayıp?’ diye sorduğunda ‘Kadınlar pazar günü dışarıya çıkmaz’ dedim. Hakikaten de pazar günü ailelerimiz dışarıya çıkmazlardı’ diye anlattı.

Bakan Özhaseki’nin eşi Neşe Hanımla aralarında geçtiğini iddia ettiği bu konuşmayı kürsüden niye aktardığını anlamak bir hayli zor… Ne demek istiyor acaba Sayın Bakan? Yani Bakan Özhaseki, 1982’ler de Kayseri böylesine bir tutucu ve muhafazakar bir şehir miydi? Oysa bu şehir o tarihlerden çok daha önce bile akşamları yazlık sinemaları eşli-çoluklu-çocuklu serbestçe film izler, Sivas Caddesi’nde el ele kol kola çekirdek çiterek gezerdi… Yoksa bu şehre tutuculuk ve muhafazakarlık sizin siyasi anlayışınızla gelmiş olmasın! Sizin belediyecilik anlayışınızla bu şehrin sosyal yaşamı sona ermiş olmasın! Bahsettiğiniz gibi sosyal yaşam bağ oturmalarından ibaret hale gelmiş olmasın!

KIZIM SOKAĞA ÇIKACAĞIM DEDİĞİNDE…

Bakan Mehmet Özhaseki eşi Neşe Hanımla aralarında geçen görüşmenin dışında kız ile arasında geçtiğini iddia ettiği bir başka görüşmeden şöyle bahsediyor: ‘Gece saat 11, kızım ayağına ayakkabılarını giymiş dışarıya çıkıyor. ‘Kızım gecenin bir vakti nereye gidiyorsun?’ dedim. Parkta yürümeye gittiğini söyledi. ‘Baba sen belediye başkanı değil misin, parkların güvenli olduğunu söylüyordun’ dedi. Aradan geçen zaman içerisinde parklar kız çocuklarının 11-12’ye kadar zaman geçirebildiği bir yer haline geldi.’

Merak ettiğim konu şu:

Bakan Mehmet Özhaseki, 1982 yılında evlendiğini söylüyor… 1982 yılında evlendiğine göre bir-iki yıl sonra en büyük kızı Elif’in dünyaya geldiğini hesaplayacak olursak kızı Elif demek ki 1994’ler de 11-12 ya da bilemediniz 13 yaşlarında idi… 11-12 ya da 13 yaşında ki bir kız çocuğu gecenin bir vakti niye dışarı çıkacağım diye tutturur acaba? 11-12 ya da 13 yaşında ki bir kız çocuğu sokağa çıksa nereye gider? Elbette ki kapının önüne çıkar… Yoksa sokak gezmesine gidecek hali yok! Bakan Özhaseki’nin Belediye Başkanı seçildikten sonra dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Şükrü Karatepe ile birlikte oturdukları eve Alparslan Parkı önünde ki apartman dairesi… O tarihler de o park gayet sakin ve huzurlu bir parktı! Yani demem o ki Sayın Bakan kızın o tarihler de baba ben dışarı çıkacak diyecek yaşta mıydı? Sayın Bakan aradan geçen onca yıla rağmen niye bunları bir ‘hikaye’ gibi anlatıyor anlamıyorum… Aklısıra, ‘Bakın biz bu şehri teslim aldığımız da bu şehir böyleydi, biz bu hale getirdik’ demek mi istiyor?

Muhakkak ki öyle… Öyle de insan bir de dönüp geçmişine şöyle bir göz atmalı… Ben o vakitler nasıl biriydim, ne oldum, ne olacağım demeli! Sayın Bakan siz geçmişinize şöyle bir dönüp baktığınız da netür bir değişine uğradığınızın farkında mısınız? Nerdennn nereye geldiğinizi en azından eski fotoğraflarınıza bakıp şöyle bir yorumlayın…Acaba bu şehir mi sizi değiştirdi yoksa siz mi bu şehri? Belli ki esas bu şehir sizi değiştirdi… Bunu nerden mi çıkarıyorum? Dedim ya sakin bir kafayla evinizde ki arşivinizde bulunan fotoğraf ve gazete arşivlerini şöyle bir karıştırın…

O günkü fotoğraflarınıza şöyle bir göz atın… Ve bir de bugünkü fotoğraflarınızla bir mukayese edin… Sonra kendisiniz gönül rahatlığıyla sorun:

‘Bu şehir mi beni değiştirdi yoksa ben mi değiştim?’

Bu mukayeseyi yaptığınız zaman göreceksiniz ki hem siz değişmişsiniz hem de bu şehir değişmiş! İnsanoğlunun mani olamayacağı en temel gerçekte değişime kimsenin direnemeyeceğidir… Siz bu değişimi kerametini kendinizden münhal sanma yanlışlığına kapılıyor ve ona göre ailenizi de işin içine katarak hikayeler anlatıyorsunuz…

Sahi niye böyle bir yol tercih ediyorsunuz?

Bu şehrin insanları sizde ki ve bu şehirde ki değişimi görmüyor mu sanıyorsunuz? Eğer öyle sanıyor da butür hikayeler anlatmaya devam edecekseniz bilin ki gaflet içindesiniz demektir!

Uyanın Sayın Bakan uyanın! Vakit hikaye anlatma vakti değil! Bırakın artık geçmişi, siz önce 23 yıllık Belediye Başkanlığının hesabını verin! Bu şehri 23 yıl da ne hale getirdiniz? Ne oldu o güzelim Sivas Caddemize, ne oldu o güzelim Atatürk Stadı’na, ne oldu o güzelim yemyeşil orman gibi Sümer Bez Fabrikası arazisine? Ne oldu bu şehrin parklarına-bahçelerine? Ne oldu o bizim güzelim Kumarlı Parkı’na? Ne oldu bu şehrin Ambar bataklığına? Ne oldu o güzelim Gevher Nesibe Parkı’nın etrafına, kale surları gibi boy boy blok betonlar dikildi? Ne oldu bizim o güzel şehrimize?”

Odatv.com

Kaynak : http://odatv.com/kiz-cocuklari-12ye-kadar-zaman-geciriyor-1511171200.html

BİR CEVAP BIRAK