Ana sayfa Güncel İYİ Parti Basın Sözcüsü Aytun Çıray Odatv’ye konuştu: “Yetmez ama evet”çilerin sabotajlarına...

İYİ Parti Basın Sözcüsü Aytun Çıray Odatv’ye konuştu: “Yetmez ama evet”çilerin sabotajlarına izin vermeyeceğiz

108
0
PAYLAŞ

Adalet Yürüyüşü’nde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun doktorluğunu yapan, Refah Partili vekil Merve Kavakçı’nın eski eşi Cihangir İslam’a İYİ Parti Sözcüsü Aytun Çıray yanıt verdi.

Adalet Yürüyüşü’nde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun doktorluğunu yapan, Refah Partili vekil Merve Kavakçı’nın eski eşi Cihangir İslam, İYİ Parti’ye sosyal medya hesabından bugün tepki göstermişti.

İslam, İYİ Parti’nin hem Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığını hem de HDP ile ittifakı engellediğini belirtmişti.

İYİ Parti Genel Sekreteri ve Parti Sözcüsü Aytun Çıray, konuyla ilgili olarak Odatv’ye konuştu.

Çıray, “‘Yetmez ama evet’çi güruh İYİ Partiye yönelik azgın bir kampanya başlatmıştır” diye belirtirken, “Ancak ‘yetmez ama evet’çi sabotajcıların Millet ittifakını zehirlemelerine ve süreci sabote etmelerine, bizi Kürtlerle karşı karşıya getirme çabalarına ve ismine dahi alerji duydukları Türk Milletinin yüksek çıkarlarını yok etmelerine bu defa fırsat vermeyeceğiz” dedi.

Çıray, “AKP’nin tekrar kazanmasına ilişkin yeni ‘yetmez ama evet’ tipi operasyonlar izin vermeyeceğiz” diye de ifade etti.

Çıray’ın açıklamaları şu şekilde:

“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun doktoru olduğu söylenen Merve Kavakçı’nın eski eşi Cihangir İslâmi benim attığım bir twite cevaben yazdığı twitlerde, ‘Abdullah Gül’ü engelleyerek Erdoğan’ın önünü açtınız. HDP’yi ittifaka almayarak referandumdaki birarada yaşama ve demokrasi hedeflerinin önünü kestiniz Cevapsız bir soru kaldı. Seçimlerden sonra AK Parti+MHP Koalisyonu’na katılıp katılmayacağınız. İnanın hiç merak etmiyoruz’ diye yazdı.

Ahmet İnsel Cumhuriyet gazetesinde, ‘OHAL koşullarında ve HDP’ye yönelik ağır baskı ortamında küçümsenmemesi gereken bu riske rağmen, ağırlık merkezinin CHP’de olduğu karşı ittifak, ‘sıfır baraj ittifakı’ iddiasıyla başlayıp, sonunda HDP’nin dışarıda bırakılmasıyla kuruldu’ dedi. Oya Baydar ise ‘İttifakınızın adı ‘Kürtlere Geçit Yok Olsun’’ başlıklı makalesinde ise ‘İYİ Parti’nin seçimlere girmesini garanti altına almak için siyasî tarihimizde benzeri görülmemiş bir hamle yaptı, Meclis’te grup kurabilmesi için Akşener’e 15 milletvekili hediye etti. İyi etti. Attığı adım demokrasi adına övüldü, alkışlandı, umut verdi. Ama iş HDP’ye gelince, partisinden ittifak yetkisi de almış olan Kılıçdaroğlu o eşikte acı bir fren yaparak durdu, ya da durduruldu’ diye yorum yaptı. T24 adlı sitede yazan Doğan Akın ise ittifak deklarasyonunun Akşener’in isteği ile reddedildiğini bir kulis bilgisi olarak yazdı.

Öncelikle belirteyim ki, Sayın Kılıçdaroğlu’nun ve 15 CHP’li kahraman milletvekilinin katkısı ile yapılan iş, İYİ Parti’nin seçime girmesi için yapılan basit bir operasyon değildir, gasp edilmek istenen millet iradesini koruma operasyonudur. İYİ Parti’nin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından teslim ve tescil edilen hakkının korunma operasyonudur. Uzun zamandır alışmadığımız bir şekilde muhalefet tam bir işbirliği ile yapılması gerekeni yapmış, demokrasi merhalelerinden birini aşmıştır. Eğer bu yapılmasaydı bugün AKP seçim zaferini ilân etmiş olacaktı.

Diğer yandan İYİ Parti, ‘tuzaklara karşı seçim işbirliği’ için çok daha verimli olacağını objektif ölçümlerle saptadığı farklı işbirliği önerilerinde bulunmuş, şimdilik tarihe havale edeceğimiz nedenlerle bu işbirliği önerileri kabul görmemiştir. Sonuçta Sayın Meral Akşener’in isim anneliğini yaptığı ve işbirliğimizin değerli üyelerinin de uygun gördükleri Millet İttifakı kurulmuştur.

Bu süreçte ortaya birdenbire Sayın Abdullah Gül’ün ortak aday çıkarılması projesi ortaya atılmış ve bu proje Sayın Meral Akşener’in kararlılıkla adaylığında ısrar etmesiyle gerçekleşmemiştir. HDP konusu hakkında söyleyeceklerim kısaca şudur: eğer dokunulmazlıklar kaldırılıp Demirtaş hapsedilmemiş olsaydı 17 Nisan Anayasa’sı referandumunda evet çıkmaz ve bugün bu seçimler yapılıyor olmazdı. Bu nedenle herkese dokunulmazlıkla sürecinin nasıl işlediğine bakmasını tavsiye ederim.

Bütün bu fikirlerin ve spekülâsyonların kaynakların baktığımda gördüğüm şudur: FETÖ belasının yargıyı ve TSK’yı istila ve işgal etmesine yol açan 12 Eylül 2010 referandumun en kirli paydaşları tekrar ortaya çıkmışlardır. ‘Yetmez ama evet’çi güruh İYİ Partiye yönelik azgın bir kampanya başlatmıştır. Amaçları Millet İttifakını sabote etmek ve İYİ Parti’nin Meral Akşener liderliğinde bir dip dalgası şeklindeki yükselişini durdurmaktır. Ancak ‘yetmez ama evet’çi sabotajcıların Millet ittifakını zehirlemelerine ve süreci sabote etmelerine, bizi Kürtlerle karşı karşıya getirme çabalarına ve ismine dahi alerji duydukları Türk Milletinin yüksek çıkarlarını yok etmelerine bu defa fırsat vermeyeceğiz.

OPERASYONLARI BOŞA ÇIKARACAĞIZ

Ķötülerin topyekun tasfiyesi Türk Milletinin demokratik basireti, sağduyusu ve hayat enerjisi sayesinde gerçekleşecektir. 24 Haziran İYİLİK şafağına selam olsun.

‘Millet İttifakı’nın unsurları arasındaki kutlu demokrasi işbirliğini ‘yetmez ama evet’çi fitne ve fesat elemanlarının zehirlemesine göz yummayacağız.

Biz, Abdullah Gül operasyonunu tek başımıza aştık. Milliyetçilik anlayışımız vatanseverliktir. İYİ Parti’nin yıllardır PKK terör örgütü ve tek adam rejimi arasında sürekli ezilen Kürtlerle arasına nifak sokmak isteyenlere AKP’nin tekrar kazanmasına ilişkin yeni ‘yetmez ama evet’ tipi operasyonlar izin vermeyeceğiz.”

Odatv.com

Kaynak : http://odatv.com/yetmez-ama-evetcilerin-sabotajlarina-izin-vermeyecegiz-05051821.html

BİR CEVAP BIRAK